7 Kasım 2018 , Çarşamba
Ana Sayfa / Hangi Bölüme Gidilir / Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)

Makat bölgesinin en farklı hastalıklarından biri kıl dönmesi, tıp dilindeki tabiri ile Pilonidal Sinüs olarak da bilinmektedir. Uzmanlar tarafından daha çok genç ve orta yaş erkeklerde görüldüğü tabir edilse de muayene için gelen hastalarımıza bakıldığında kadınlarda da hatırı sayılır şekilde görüldüğü söylenebilir. Yani hem kadınlar, hem de erkekler için kıl dönmesi riski bulunmaktadır.

Genel Cerrahinin baktığı hastalıklar

Kıl Dönmesine Hangi Bölüm Bakar?

Öncelikle bu sorunun kendi kendine geçmeyeceğini, mutlaka bir cerrahın müdahale etmesi gerektiğini belirtmeliyim. Bu nedenle Genel Cerrahi bölümünden randevu almalıyız. Genel cerrahi bölümü aynı zamanda hariciye olarak da bilinmektedir. Fakat imkanı olan hastalar Proktoloji uzmanı seçmesini tavsiye ederim. Proktoloji nedir? Diye soracak olursanız, genel cerrahinin alt branşı olduğunu belirtmeliyim. Makat hastalıkları teşhis ve tedavisinde daha deneyimli oldukları söylenebilir. Proktoloji uzmanlarının deneyimine örnek vermek gerekirse Op. Dr. Atilla KAYA emekli olana kadar 10.000 ve üzeri ameliyat gerçekleştirmiştir. Yani ciddi anlamda deneyim demektir.

KIL DÖNMESİ NEDİR?

Pilonidal sinüs şüphesi ile hangi doktora ya da bölüme müracaat edilmesi gerektiğini yukarıda gördük, şimdi dilerseniz hastalıklar ilgili bilgilere başlıklar halinde yer verelim. İlk ele alacağımız husus pilonidal sinüs nedir? Olacaktır. Hastalığın yapısı cilt altında biriken kıl, tüy ve yabancı maddeler olmaktadır. Halk arasında bilinen ya da bazı uzmanların aktardığı gibi cilt dışına çıkmaya çalışan kılların çıkamayarak cilt altında uzaması hatalı bir tabirdir.

NEDEN OLUR?

Hastalığın neden olduğu sorusuna yukarıda yer alan paragrafta özetle cevap verdim. Şimdi ise tam anlamıyla pilonidal sinüs nedenlerini görelim.

Saç Dökülmesi, Yenilenmesi, Kıl Dönmesini Tetikliyor: Evet, arkadaşlar yazının geri kalan kısmında hastalığın cilt altına giren kıllar sonucu oluştuğunu anladık, peki cilt altına giren kıllar vücudun neresinden dersiniz? Başlıkta da belirtildiği en önemli nokta saçlarımız yani saç kılları olmaktadır. Özellikle erkeklerde saç dökülmesi sık görülen bir sorundur. Androgenetik dediğimiz erkek tipi saç dökülmesi genelde 17 yaş itibari ile başlayıp önlem alınmadığında 30 yaşına gelmeden tamamen kellik ile sonuçlanabilir.

Tabii ki tek sorun saç dökülmesi değildir. İnsanın kafasında 150 ile 200 Bin arasında saç teli bulunmaktadır. Bunların %10’luk kısmı sürekli dökülerek yenilenmektedir. Dökülür, 6 ay sonra yerine yenisi çıkar. Bu kapsamda günlük 80-100 tele kadar saçlarınız yenilenmek için dökülürler. Bunu bazen yastıkta bazen banyoda fark edebilirsiniz. Saç dökülmesi ile ilgili geniş kapsamlı bilgiye https://www.sachastaliklari.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Dökülen Kıllar, Sırtımızdan Kayarak Kuyruk Sokumu Bölgesine Ulaşır: Saçlarımızdan dökülen kılların büyük bir bölümü sırtımıza, oradan da kayarak kuyruk sokumu bölgesine ulaşmaktadır. Özellikle yayılarak oturanlarda kılların kuyruk sokumu bölgesine ulaşması daha kolaydır. Bu nedenle uzun süreli araba kullananlarda kıl dönmesi daha sık görülmektedir. Kuyruk sokumuna ulaşan kıllar 8 saat o bölgede kalması halinde cildi delerek cilt altına girmesi muhtemeldir. Zaten 1 tane delik oluşması halinde o delikten birden fazla kıl girebilmektedir. İşte pilonidal sinüs bu şekilde oluşmaktadır.

NASIL ANLAŞILIR?

Kıl dönmesinin ilk başlarda herhangi bir belirti ya da şikayeti yoktur. Bu nedenle insanlar uzun bir süre kıl dönmesini fark etmeden yaşarlar. Tabii ki biraz dikkat ederseniz erken dönemde sorunu anlayabilirsiniz. Şimdi dilerseniz pilonidal sinüs hastalarında görülen şikayet ve belirtileri görelim.

Kuyruk Sokumunda Delik (Kılların Giriş Deliği) : Hastalığı erken süreçte fark edebilmek için kuyruk sokumunda delik olup, olmadığına bakabiliriz. Tabii ki bunu kendimi yapamayacağımız için eşiniz ya da annenizden yardım alabilirsiniz. Kıl dönmesi ilk andan itibaren kuyruk sokumunda deliğe neden olur. Çünkü kılların giriş deliği çıplak gözle bile fark edilir.

Makatta Akıntı: Yukarıda belirtmiş olduğum kontrolü yapan insan sayısı maalesef yok denecek kadar azdır. Bu nedenle kıl dönmesini genelde makatta akıntı ile fark ederler. Peki makatta akıntı neden olur? Cilt altına giren kılları vücut yabancı cisim olarak algılar ve onları çevre dokulardan uzak tutmak için kapsül dediğimiz zar ile kaplar. Kapsül dediğimiz zor çok ince bir yapıda olup, kolayca yırtılabilmektedir. Uzun süre oturanlar, sert oturup kalkanlar, kuyruk sokumu bölgesine darbe alan, tekme yiyen ya da kalça üstüne düşülmesi sonucunda kapsül dediğimiz zar yırtılabilir. Bu durumda cilt altındaki kıllar serbest hale gelerek çevre dokuları tehdit etmeye başlar.

Vücudumuz yırtılan kapsülün yerine yeniden zarla kaplayacaktır. Bunu yapana kadar tehlikeyi önlemek için sıvı salgılamaktadır. Bu sıvının amacı kılları yok etmek içindir. Ama bu sıvı maalesef cilt altına giren kıl ve tüyleri yok etmek için yeterince etkili değildir. Kıllara herhangi bir etkisi olmaz. Salgılanan bu sıvı doku tarafından emilemediği için cilt dışına çıkarak vücuttan atılması gerekir. Bunun için kılların cilt altına girdiği giriş delikleri kullanılır. Günlük 2-3 damla şeklinde vücut dışına atılır. Bu nedenle cildiniz ve iç çamaşırınızda nemlilik düzeyinde ıslaklık oluşur.

Fistülde Makatta Akıntıya Neden Olur: Makatta akıntının nedeni tabii ki sadece kıl dönmesi olmayabilir. Hatta en önemli nedenlerinden biri fistül hastalığıdır. Makat apsesinin erken dönemde boşaltılmaması sonucu kendi kendine boşalma ve çevre dokuya zarar vermesi ile iki ucu açık tünel demektir. Bir ucu kalın bağırsağın sonu bir ucu ise cilt dışına açılmaktadır. Kalın bağırsağın son kısmından dökülen dışkı bu tünelden geçerek makatta akıntıya neden olur. Fistül ile ilgili daha fazla bilgiye sitemizden ulaşabilirsiniz.

Apse: Kıl dönmesine bağlı makatta akıntı ciddi tehlike arz etmez. Yani akıntı devam ettiği sürece çok fazla endişelenmeyin. Fakat akıntının kesilmesi hem iyi hem de kötü sonuçlara mal olabilir. Akıntının kesilmesi vücudun tekrardan kılları zar ile kapladığı anlamına gelir. Ya da akıntının çıktığı delik tıkanmış olabilir. İşte bu hiç iyi bir şey değildir. Akıntının çıktığı delik tıkanması ile akıntı cilt altında birikerek apseye neden olmaktadır. Normalde pek şikayeti olmayan kıl dönmesi apse oluşumu ile birlikte hayatı çekilmez hale getirebilir.

Ağrı: Evet, arkadaşlar yazının giriş kısmında da belirtildiği gibi normalde ağrısız bir hastalık olan kıl dönmesi apse olması halinde daha önce hiç görmediğiniz şiddetli ağrıya neden olmaktadır. Aspe boşaltılmadığı sürece ağrının şiddeti artarak devam etmektedir. Apsenin boşaltılması anından itibaren ağrıdan kurtulmuş olursunuz.

Şişlik: Apse olan bölgede en belirgin özelliklerden biri de şişlik halidir. Pilonidal sinüs apselerinde şişlik boyutu nohut tanesi kadar küçük olabileceği gibi portakal büyüklüğünde olabilmektedir. Büyüklüğü belirleyen etken cilt altında biriken cerahatin durumu olmaktadır.

Ateşlenme: Yine birçok apsede olduğu gibi ateşlenme görülmesi normaldir.

Çıkış Deliği: Kıl dönmesini erken süreçte anlamak için kılların cilt altına giriş deliğine bakarken ilerlemiş olanını ise çıkış delikleri göstermektedir. Çıkış delikleri genelde oluşan apsenin kendi kendine patlaması sonucu oluşur. 5-10 Gün içerisinde boşaltılmayan apse dayanılmaz bir baskıya neden olarak cildin en zayıf noktasından patlayarak boşalmaktadır. Bu şekilde çıkış deliği oluşmaktadır. Tabii ki bu kesinlikle arzu edilen bir durum değildir. Çünkü çıkış delikleri oluşması pilonidal sinüs tedavisinin zorlaşmasına neden olur.

Apse Nasıl Boşaltılır?

Aslına bakarsanız aslında başlık apse tedavisi nasıl yapılır yönünde olması gerekirdi, ama kıl dönmesi apsesinde tedavi sadece apsenin boşaltması ile mümkün olduğu için daha anlaşılır hale getirmek istedim. Diş ve meme apselerinde tedavi ilaçlarla yapılırken anal ve kıl dönmesi apselerinde tedavi ancak cerahatin boşaltılması ile mümkün olur. Bu nedenle mutlaka bir genel cerrahi uzmanına müracaat ederek 5 dakika içinde apseyi boşalttırmanız gerekir.

Apseyi boşaltmak için öncelikle bölgesel uyuşturma yapılır. Sonrasında 1-2 cm alanda kesi yapılarak cilt altında biriken cerahatin dışarı çıkması sağlanır. Yapılan kesi bilerek açık bırakılır. Bunun amacı tekrardan apse olması halinde kolayca boşalmasını sağlamak içindir. Aşağıda yer alan videoda genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Atilla KAYA apseyi boşaltma işlemi gerçekleştiriyor.

Lütfen dikkat videoda yer alan görüntüler görselden de anlaşılacağı üzere herkesin izleyebileceği şekilde değildir. Görüntüler haliyle mide bulantısına neden olabilir. Bu nedenle izlemeden önce uyarmak istedim.

KIL DÖNMESİ NASIL GEÇER?

Yukarıda yapılan kıl dönmesi apse boşaltma işlemi hastalığın ortadan kalkması hali değildir. Sadece hastalığın neden olduğu bir şikayeti ortadan kaldırmaktır. Kıl dönmesi problemi var olmaya ve ilerlemeye devam edecektir. Bu nedenle hastalığın kendi kendine geçmesini beklemek yerine mutlaka tedavi olmalıyız. Apse oluşan hastalarda tedavi 2 ay sonra yapılmalıdır. Bunun nedeni apsenin neden olduğu doku hasarının iyileşmesini beklemek içindir.

TEDAVİ NASIL YAPILIR?

Öncelikli şunu net bir şekilde bilmelisiniz ki kıl dönmesi tedavisi sadece ameliyat ile yapılmaktadır. Bu kapsamda yaklaşık 50 farklı kıl dönmesi ameliyatı geliştirilmiştir. Tabii ki birçoğunun uygulaması son bulmuş olmasına karşın yaklaşık 10 tanesi halen devam etmektedir. Geliştiriciler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı doktorlarda bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse Mikro Sinüsektomi yöntemini geliştiren biraz önce apse boşaltma videosunda da gördüğümüz Op. Dr. Atilla KAYA’DIR.

Mikro Sinüsektomi Nedir?

Günümüzde en sık uygulanan kıl dönmesi ameliyatlarından biri Bascom olup, bunun daha da gelişmiş hali ise yukarıda değindiğimiz Mikro Sinüsektomi yöntemidir. Bascom’un modifiye hali olup, kıl dönmesi ameliyatlarında birçok yeniliği kazandırmıştır. Sadece 2cm alanda yapılan kesi ile tedavi imkanı sağlamaktadır.

Nasıl Yapılır?

Ameliyathane ortamı gerektirmez. Klinik ve hatta doktor muayenehanesinde bile yapılabilecek kadar basit ve tehlikesiz bir uygulamadır. Genel anestezi gerektirmeden sadece uygulama yapılacak alanda bölgesel uyuşturma yeterlidir. 10 Dakika gibi kısa bir sürede operasyon tamamlanır. Kıl dönmesinin olduğu yer tespit edilerek 2 cm genişliğinde bir kesi yapılarak kapsülü ile çıkarılır. İlerlemiş vakıalarda diğer yöntemlerde olduğu gibi 30 cm’ye varan kesi yapmak yerine farklı bir noktadan daha 2 cm kesi yaparak tüm sorunu ortadan kaldırması mümkündür.

Ameliyatın Yapılışını İzlemek İster misiniz?

Aşağıda yer alan videoda mikro sinüsektomi yöntemi ile ilerlemiş derecede kıl dönmesi hastasının tedavisi yapılmaktadır. Videoyu izledikten sonra uygulamanın avantajlarını görerek devam edelim.

Üstünlükleri Nelerdir?

Tekrar belirtmek gerekirse bugüne kadar geliştirilmiş en başarılı kıl dönmesi ameliyatlarından biridir. Üstünlüklerini aktarınca ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız.

Sadece 2 cm kesi ile yapılır ve gizli dikiş ile kapatılır: Pilonidal sinüs ameliyatlarında insanı en çok korkutan yapılacak olan kesinin büyüklüğüdür. Mikro sinüsektomi ile 2 cm kesi yapılırken klasik yöntemlerde duruma göre kesi 30 cm’ye kadar çıkabilmektedir. Tabii ki bu durum yaranın iyileşmesini zorlaştırmaktadır. Klasik yöntemlerde o yaranın iyileşmesi 6 ay sürebilmektedir. Bu süreçte çalışmanız ve sosyal hayata adapte olmanız haliyle zor olacaktır. Mikro sinüsektomi yönteminde kesi sadece 2 cm olduğu için ameliyat sonrası iş ve sosyal hayatınızı kaldığınız yerden devam edersiniz. Aşağıda yer alan görseller klasik yöntemlerle tedavi edilen hastalara aittir. Görüntüsü bile insanı korkutmaya yetiyor değil mi? Kesinlikle haklısınız.

En İyi Kıl Dönmesi Ameliyatı Romboid Ameliyat İzi

Hastanede Yatma ve İş Gücü Kaybı Yaşanmaz: Çalışmaya ihtiyacı olan ve çalışkan bir toplum olduğumuz için bazen sağlığımızı bile ihmal edebiliyoruz. Hele birde uygulanacak tedavi sizi uzun bir süre işinizden alıkoyacaksa bu bizi iyice tedirgin edebilmektedir. Klasik yöntemlerle yapılan ameliyatlarda kesi büyük olduğu için haliyle iyileşme süreci uzun olmaktadır. Bu süreci genelde evde yatak istirahati ile geçirmeniz gerekir. Ameliyat sonrası 2-3 gün hastanede kalırken 2-3 ay evde iş gücü kaybı ile iyileşmeyi beklersiniz. Mikro sinüsektomi ile yapılan tedavide ise kişi isterse tedavi sonrası işine dönebilir. Kendi aracını kullanarak evine ya da işine, okuluna kaldığı yerden devam edebilir. Tabii ki bizim önerimiz tedavi olduğu o günü evde istirahat ederek geçirmesini öneririz.

Pansuman Gerekmez: Klasik ameliyatlarda hastayı bezdiren bir diğer uygulama ise uzun süre günlük pansuman gereksinimidir. Kesi büyük olduğu için mikrop kapma riski bulunmaktadır. Bunu önlemek için belli bir süre günlük pansuman yaptırmak gerekir. Mikro sinüsektomi yönteminde ise hiçbir şekilde pansuman yaptırmak gerekmez. Çünkü kesi çok küçük ve estetik dediğimiz gizli dikiş ile kapatılmaktadır.

Daha Ekonomiktir, SGK Geçerli: Klasik yöntemlerle göre fiyatı daha da ekonomiktir. Bunun nedeni tedavinin ameliyathane gerektirmemesidir. Çünkü işin içine ameliyat, genel anestezi, hastanede yatma vs girdimi haliyle tedavi ücreti 3-4 kat artacaktır. Mikro sinüsektomi klinik ortamında yapılabileceği için klasik yöntemlerden kat, kat daha ucuzdur. Aynı şekilde SGK kapsamında olması nedeniyle özel sağlık merkezlerinde ücretin yarısını ödersiniz. Özel sağlık sigortası kapsamında olan vatandaşlar ise sağlık merkezinden alacakları fatura ile sigorta şirketlerinden ödedikleri ücreti tahsil edebilmektedir.

Evet, arkadaşlar pilonidal sinüs hakkında da aktaracaklarımız burada son bulduğunu belirtmek istiyorum. Tamam, ölümcül bir hastalık olmamasına karşın maalesef kişinin yaşam lüksünü olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle mutlaka ilk planlarınız arasına alarak tedavisini yaptırmalısınız. Hastalık ve tedavisine dair detaylı bilgilere aşağıda yer alan bağlantılardan da ulaşabilirsiniz. Bu konuda sorularınız varsa Op. Dr. Seher Şirin yanıt vermektedir.

https://www.makathastaliklari.net/kil-donmesi-belirtileri/

https://www.ideaklinik.com/kil-donmesi-pilonidal-sinus.html

http://www.kildonmesiklinigi.com/

YAZAR Dr. Seher

24 Yorumlar

  1. Merhaba. Kuyruk sokumu bölgesinde çok kotu ağrı hissediyorum şişlik ve kaşıntı var yürürken otururken ve uzanırken çok zorlaniyorim kil dönmesi diye düşünüyorum ama tedavisinden çok korkuyorum. Fikrinizi alabilir miyim ağrısı dayanilcak gibi değil…

    • Derin: Tedavisi Op. Dr. Atilla KAYA’nın geliştirmiş olduğu mikro sinüsektomi ile oldukça kolaydır. Örnek vermek gerekirse tedavi sonrası evinize, işinize dönebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir