Anemi yada halk arasındaki tabiri ile kansızlık problemi kadınlarda %40 erkeklerde ise yaklaşık %20 oranında görülmektedir. Kadınlarda oranın yüksek olması kadınlık özellikleri ile alakalı olup, gebelik, emzirme ve adet görme özellikleri kadınlarda kansızlığa neden olan başlıca faktörler arasında yer almaktadır. Erkeklerde anemi nedenleri ise genellikle kan kaybına neden olan hastalıklar ve yetersiz beslenme ile alakalı olduğu bilinmektedir. Kansızlık denince akla ilk olarak vücudumuzda bulunan 5-6 Litre kanın azalması gelmektedir. Bu bilgi kısmen doğru bir yaklaşım olmasına karşın tam olarak yeterli bir cevap değildir. Asıl sorun kan içerisinde yer alan hücrelerin eksikliği olup, bunların başında demir eksikliği gelmektedir. Öyle ki kansızlık teşhisi konan hastaların %80 gibi büyük bölümü demir eksikliği anemisi sorunu yaşamaktadır. Aynı şekilde Folik Asit, Vitamin B12 ve Biotin Eksikliği gibi çeşitli anemiler bulunmaktadır. Bunların ortaya çıkmasında bir çok neden bulunmakta olup, sayfanın devamında detaylı bir şekilde ele alacağız.

Kan Hücrelerinde Azalma

Kansızlık Neden Bu Kadar Önemli?
Bu sorun genelde çocukluk yaşta başlamaktadır. Çocukluk çağında mental ve fiziksel gelişim yönünden olumsuz etkileri olması nedeniyle kesinlikle ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Gelişmiş ülkelerde %15 olan çocuk anemisi gelişmekte olan ülkelerde ise her 2 çocuktan biri anemi problemi ile karşı karşıya kalmaktadır. Anemi problemi olan çocuklarda büyüme, psikomotor gelişme bozukluğu, zihinsel gelişimde gerilik, immün sistem yetersizliği ve gastrointestinal üzerinde ciddi etkileri bulunmaktadır. Sağlıklı bir birey için kan değerleri önem arz etmektedir.

Kansızlık İçin Hangi Doktora / Bölüme Gidilir?
Kendiniz yada aile bireylerinden birinde kansızlık (Anemi) şüphesi taşıyorsanız mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Özellikle dışkılama esnasında kanama problemi olan hastalar genel cerrahi uzmanına muayene olması dışında mutlaka kan bilimi ile ilgilenen Hematoloji bölümüne müracaat ederek tam kan sayımı taraması yaptırmalıdır. Kan bilimi ile ilgilenen bölüm Hematoloji olup, maalesef bu branş tüm hastanelerde olma imkanı yoktur. İstanbul’dan örnek vermek gerekirse kamu hastanelerinde 11 farklı hastanede Hematoloji bölümü yer almaktadır. NOT: Hematoloji bölümüne sizin randevu alma imkanınız yoktur. Hizmet aldığınız hastanede bir doktorun sevk etmesi gerekir. Hizmet aldığınız hastanede Hematoloji bölümü bulunmuyorsa Dahiliye yani iç hastalıkları uzmanlarından da bu konuda yardım alabilirsiniz. Peki hastaneye gittiğimizde nasıl bir uygulama ile karşılaşacağımıza bakalım.

Tam Kan Sayımı Taraması Yapılması Gerekir
Başta kansızlık olmak üzere enfeksiyon ve bir çok hastalığın teşhisinde tam kan sayımı taraması önemli rol oynamaktadır. Tıbbi isimlerine bakacak olursak TKS; Hemogram; formül lökositle birlikte TKS şeklinde karşımıza çıkacaktır. Bu uygulama ile sağlığımızı ilgilendiren bir çok önemli detaya ulaşmak mümkündür. İşlem oldukça kolay olup, yetişkinlerde koldan, çocuklarda parmak ucu olmak üzere bebeklerde ise ayak topuğundan kan örneği alınmaktadır. Alınan kan ile hastalıkların teşhisini sağlayan bir çok veri ortaya çıkmaktadır. Bunların neler olduğuna başlıklar halinde bakalım.

Lökosit (WBC) Bağışıklık sistemi için oldukça önemli olan Lökosit yada Türkçe karşılığı ile Akyuvar, ve beyaz kan hücreleri olarak bilinmektedir. WBC (White Blood Cells) genellikle kemik iliği, dalak ve lenf bezi tarafından üretilerek dokulara dağıtılmaktadır. Lökosit değerinde anormal şekilde artış ve düşüş vücudumuzda bir hastalığın olduğu anlamına gelmektedir. Bizi enfeksiyon ve İmmün hastalıklara karşı koruyan Lökositler bakteri, mantar ve diğer virüslere saldırarak onları yok etmektedir. Lökosit sayımı ile birçok hastalık tespit edilmektedir. Onlardan biri lösemi olup, aynı şekilde kas ağrısı, baş ağrısı, ateş, titreme ve alerji problemlerinde WBC (White Blood Cells) sayımı istenmektedir. Lökosit değerlerinin düşük olması (Lökopeni veya Lökositopeni) durumunu ortaya çıkarmaktadır. Bu durumda vücudunuzda özellikle bulaşıcı hastalıkların oluşma riski artmaktadır. Tek sorun lökositlerin azalması olmayıp, aynı zamanda belirli bir değerin üzerinde olması da yine durumun normal olmadığını gösterir. Bu durumda Lökositoz dediğimiz sorun ortaya çıkacaktır. Kandaki beyaz küre olarak da bilinen Lökositoz özellikle infeksiyon problemi olan, aşırı sigara kullanan ve lösemi hastalarında yüksek olur.

Formül Lökosit Nedir? WBC değerleri test edilirken aynı zamanda Formül Lökosit değerlerine bakılmaktadır. Sağlığımız için gerekli olan 5 farklı lökosit türü bulunmaktadır. Bunlar parçalı lökosit dediğimiz Nötrofiller (% Nötro) ve Lenfositler (Lenfo), Bezofiller (% Bazo), Monositler (% Mono), Eozinofiller (% Eos) bunların her birinin insan sağlığı için farklı görevleri olup, bakmak gerekirse Nötrofiller mantar, bakteri ve parazitlerin oluşturduğu infeksiyonları önlemektedir. Lenfositler ise bağışıklık yanıtı ve antikor üretiminden sorumludur. Monositler ise yabancı hücreleri yutarak yok etmektedir. Eozonofiller ise alerjik atakların önlenmesi konusunda yardımcı olmaktadır. Bazofiller ise vücutta oluşabilecek olan hasarları önlemektedir.

Eritrosit sayımı (RBC) : Kırmızı kan hücrelerinin sayımı olup, Eritrositler solunum yollarından elde edilen oksijeni dokulara dağıtmaktadır. Yine aynı şekilde eksikliği ve fazlalığı sorun olan Eritrosit değerleri düşük olması halinde kişide nefes almakta zorluk, bayılma, ciltte solgunluk ve baş dönmesi görülmektedir. Ateş basması ve görme bozuklukları ile Eritrosit değerlerinde yükseklik belirtisi olmaktadır.

Hemoglobin (HGB) Eritrosit yani kırmızı kan hücresi içerisinde yer alan Hemoglobin solunum yollarından elde ettiği oksijeni dokulara taşıyan bir hücre olup, aynı şekilde dokulardan solunum yollarına karbondioksit ve proton taşıyan bir hücredir. Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization – WHO) tarafından belirlenen sağlıklı bir insanın Hemoglobin değeri kadınlar, erkekler ve çocuklarda yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL 6 yaşına kadar çocuklarda ise 11 g/dL 6-14 yaş arası çocuklarda ise 12 g/dL’nin altında olması anemi olarak kabul edilmektedir. Yüksek olması halinde ise Polisitemi dediğimiz durum ortaya çıkmaktadır.

Kansızlık Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?
Aneminin ilk zamanlarda ciddi bir belirtisi yoktur. Genellikle hastalara yapılan tam kan sayımı testi ile ortaya çıkmaktadır. Sorunun ileri seviye olması halinde kişide gün içerisinde çabuk yorulma, halsizlik, isteksizlik görülür. Aynı şekilde nefes almakta güçlük ve çarpıntı problemi ortaya çıkmaktadır. Sorunun kaynağı demir eksikliği olması halinde ise kişi normalde yenmeyecek şeylere karşı ki bunlar toprak, kil, kireç, buz gibi maddeleri yeme isteği görülmektedir. Aynı şekilde yaşadığınız sorun demir eksikliğine bağlı ise saç dökülmesi problemi görülür. Kadınlarda saç dökülmesi probleminin %30-%40 gibi önemli bir bölümü demir eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Halsizlik ve Çabuk Yorulma
Anemi problemi olan insanlarda en sık görülen şikayetlerden biri gün içerisinde erkenden yorulma, halsizlik ve sürekli uyuma isteği olup, bu normal bir durum değildir. Bu durum insanlarda işten kopuş anlamına gelmektedir. Özellikle kendi işini yapan insanlar ortaya çıkan bu isteğe yenik düşmektedir.

Nefes Darlığı ve Çarpıntı
Sorunun ileri derece olması halinde özellikle nefes almakta zorluk en sık görülen belirtiler arasında yer almaktadır. Bunun nedeni solunum yollarından elde ettiği oksijeni dokulara taşıyan Hemoglobin (Kırmızı Kan Hücrelerinde) azalma olup, yeterince oksijen dokulara ulaşmadığı için başta nefes almakta zorluk yanı sıra çarpıntı problemi görülmektedir.

Toprak ve Buz Yeme İsteği
Aneminin ileri düzeyde olması halinde görülen belirtilerden biride yenilmeyecek olan şeyleri yeme isteğidir. Özellikle aşırı kansızlık durumu ile karşı karşıya olan insanlar toprak yeme isteği ile karşı karşıya kalırlar.

Saç Dökülmesi
Kadınlarda görülen saç dökülmesinin %30’luk kısmı erkek tipi dediğimiz genetik olup, %50 gibi büyük bir oranı ise kansızlığa bağlı dökülme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Demir ve Biotin (B7 Vitamini) yanı sıra B12 Vitamini (Siyanokobalamin) eksikliğine bağlı olarak saçlarda dökülme görülür. Saç dökülmesi tedavisi mümkün bir hastalık olup, ilk olarak dökülmenin nedeni ve tipi tespit edilmesi gerekir. Bunun için bir dermatoloğa muayene olmanız gerekir. Dermatoloji uzmanı kansızlık şüphesi olması halinde sizi kan testi için Hematoloji bölümüne yönlendirecektir.

Tırnak Problemleri
Kansızlığın neden olduğu belirtilerden biride tırnak problemleri olup, yine aynı şekilde H Vitamini, B7 Vitamini yada Biotin olarak bilinen vitaminin eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kalın bağırsak tarafından üretilen Biotin yeterli gelmeyebilir.

Kansızlık Nasıl Giderilir?
Tüm sorunlarda olduğu gibi anemi problemininde çözümü olup, ilk olarak sorunun ne olduğu tespit edilmelidir. Yani aneminin türü tespit edilmelidir. Neydi onlar Demir, B12, Biotin, vs türler bulunmaktadır. Bunu öğrenmek için Hematoloji bölümünde tam kan sayımı yapılması gerekir. Yapılan tahlil ile sorun ve sorunlar ortaya çıkacak, duruma göre uygun tedavi belirlenecektir.

Ağızdan Alınan İlaçlar, Kalçadan Yapılan İğneler Gerekir
Anemi durumu çok yüksek değilse genelde ağızdan alınan ilaçlarla başlanır. Kişi genelde 2 ay içerisinde rahatlar ama bu yeterli değildir. Anemi tedavisi için kullanılan ilaçlar 6-12 ay düzenli kullanılması gerekir. Anemi tedavisi genelde ağızdan alınan ilaçlar yanı sıra kalçadan yapılan iğneler şeklinde gerçekleşir.

Kan Nakli Gerekebilir
Tam kan sayımı raporundaki veriler çok düşük olduğunu gösterirse doktorunuz bir kaç ünite kan nakline gerek duyabilir. Bunun için bir kaç gün hastanede yatmak gerekebilir.

Demir İçeren Besinler Tüketin
Kullandığımız ilaçlar yanı sıra tükettiğimiz gıdalar ile de kansızlığın önüne geçebiliriz. Yada kansızlık problemine karşı korunmuş oluruz. Bunun için günlük hayatta Demir içeren gıdaları düzenli tüketmeli ve diyet yaparken buna dikkat etmeliyiz. Diyet yapan bir çok insanda Demir ve Biotin eksikliği görülmektedir. Günlük hayatta mutlaka tüketmemiz gereken demir yönünden zengin gıdalara aşağıda liste halinde bakalım.

Et Kansızlık problemine en iyi çözüm et olup, maalesef fiyatların yüksek oluşu sofralarımızda bu besinin daha az olmasını sağlamaktadır. Et demir ve protein yönünden çok zengin bir besin olup, kalp ve damar sağlığı için oldukça önemlidir. Tamam kilo olarak pahalı olabilir. Fakat bizim günlük ihtiyacımız olan sadece 100 gr olmaktadır. 100 gr et içerisinde en yüksek oranda yaklaşık 40 mg demir içermektedir.

Dalak: Bir çoğumuzun görüntüsüne bile bakamadığı hayvansal organlardan biri dalak yine demir yönünden çok zengin olup, en az et kadar demir içermektedir.

Karaciğer: Bir çoğumuzun severek tükettiği, yine bir bölümünün ise ağzına bile koymadığı karaciğer yine kansızlıkla savaşan besinlerden biridir. Karaciğer içerisinde yer alan demir, çinko, magnezyum, folik asit, b6 ve b12 vitaminleri içermektedir. Karaciğer et ve dalak kadar demir zengini değildir. Dana karaciğeri 100 gr baz alındığında 5-6 mg demir içermektedir. Kuzu karaciğeri ise biraz daha etkili olup, oran 8-9 mg olmaktadır.

Beyaz Et Fiyatı kırmızı ete göre daha makul olması nedeniyle beyaz et hemen hemen tüm sofralarda bulunmaktadır. Tavuk eti yanı sıra sakatatları da sağlığımız için önemlidir. Örnek tavuk karaciğeri tüketmek dana ve kuzudan daha fazla demir içermektedir.

Yumurta: Günlük hayatta en çok tüketilen gıdalardan biride yumurta olup, tabii ki ilk akla gelen tavuk yumurtası olsa da demir eksikliği için sizlere bıldırcın yumurtası tüketmenizi öneririm. Özellikle yumurtanın sarı kısmı çiğ olarak tüketildiğinde 3.7 mg demir içermektedir. Haşladığınızda ise bu oran 1.2 mg’ye düşmektedir.

Balık: Özellikle Eylül ayında avlanma yasağının sonlanması ile birlikte tüm sofralar balık ile buluşuyor. Demir yönünden yine etkili olan balık çeşitleri arasında hamsi, uskumru ve alabalık tercih edilmelidir.

Sebzeler: Düzenli beslenme halinde anemiye karşı doğal bir korunma önlemi almış oluruz. Özellikle koyu yeşil renkli sebzeleri yemeklerden eksik etmemek gerekir. Bunlara bakacak olursak ıspanak, pancar yaprağı, karahindiba, bezelye, brokoli, soya fasulyesi ve pazı sık sık tüketilmelidir.

Meyveler Yaz aylarının vazgeçilmezi şeftali, erik, erik suyu, kuru üzüm, nar, çilek gibi meyveleri gerekli düzeyde tüketmek gerekir. Dikkat etmeniz gereken günlük demir ihtiyacı olup, fazlası sağlığa zararlıdır.

Vücudumuzun Günlük Demir İhtiyacı Ne Kadar?
Kansızlık probleminin önüne geçmek için günlük demir ihtiyacına göre düzenli beslenmek gerekir. Dikkat etmeniz gereken yaş gruplarına ve bazı özel dönemlere göre demir ihtiyacı gereksinimi artmaktadır. Örnek vermek gerekirse hamile kadınlarda günlük demir ihtiyacı artmaktadır. Aynı şekilde kadınların regl dönemi yine bu ihtiyacın yoğun hissedildiği zamanlardır. Şimdi dilerseniz aşağıda yer alan listede günlük alınması gereken demir ihtiyacına bakalım.

Yaşa Göre Demir İhtiyacı

Demir Emilimi İçin Bol Bol C Vitamini Tüketin
Kansızlığın bir diğer nedeni ise yediğimiz gıdaların yeterince demir emilimi kaynaklı olabilir. Bunun önüne geçmek için demir emilimini artıran özelliği ile bilinen C vitamini içeren besinleri beraberinde tüketmeliyiz. Örnek yemekten hemen sonra çay ve kahve içme alışkanlığından uzak durmalıyız.

Kansızlık Cilt Kuruluğu Yapar mı?
Yazımızın sonunda sizlerden gelen sorulara yanıt vermek istiyorum. En çok merak edilen hususlardan biri anemi problemi olan insanlarda cilt kuruluğu olup, olmadığıdır. Evet ciltte kuruluk ve soluk görünüm ortaya çıkmaktadır.

Cinsel İsteksizlik Yapar mı?
Bir diğer soru ise evli insanların hayatını yakından ilgilendirmekte olup, cinselliği etkileyip, etkilemediği merak edilmektedir. Kansızlık cinsellik ile doğrudan alakası yoktur. Fakat anemi problemi olan insanlarda yorgunluk, halsizlik sık görülmesi nedeniyle biraz isteksizlik normaldir.

Kansızlık Doğumu Etkiler mi?
Doğuma hazırlanan anne adayları mutlaka tam kan sayımı taraması yaptırarak önlem almalıdır. Çünkü gebelik sürecinde vücudun demir ihtiyacı 2-3 kat daha artmaktadır. Zaten sizde demir eksikliği anemisi varsa sorun daha ileri seviyeye çıkacaktır.

Kansızlık Lösemi Yapar mı?
Çocuklarda görülen kanser hastalığının %35-%40 gibi önemli bölümü lösemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Örnek vermek gerekirse sadece Türkiye’de her yıl 2000-2500 çocuk lösemi olarak kayıtlara geçmektedir. Kansızlık lösemi yapan bir sorun değildir. Lösemi problemini anlamak için kan değerlerine bakılmaktadır. Kan değerleri çok yüksek olması halinde Lösemi şüphesi ortaya çıkar. Kansızlık yani anemi lösemi belirtisi değildir. Tam tersi değerlerin yüksek olması ile alakalıdır.

Kansızlık Metabolizmayı Yavaşlatır mı?
Cevabı kesin olmamakla birlikte evet diyebilirim. Çünkü kan hücrelerinde yetersizlik olması halinde bizi virüs ve bakterilerden koruyan gerekli hücreler yetersiz olacaktır. Bu durumda vücudumuzun sağlıklı işleyişi sekteye uğrayacaktır.

Kansızlık Ne Kadar Sürede Tedavi Edilir?
Burası çok önemli maalesef tedaviyi tam olarak doğru anlamıyoruz. Doktora başvuran ve tedaviye başlayan insanların büyük bölümü 15 gün ile 1 ay içerisinde tedaviye son vermektedir. Oysaki bu sorundan tamamen kurtulmak için yaklaşık 1 yıl sürecek bir tedaviye ihtiyacımız bulunmaktadır.

Kansızlık Zekayı Etkiler mi?
Üzücü ama gerçek bu özellikle çocuklarda anemi zeka ve psikomotor gelişiminde gerilemeye neden olur. Özellikle 6 aylık bebeklikten itibaren çocuklarda anemiye karşı anne babalar çok dikkat etmelidir.

Kaynaklar
http://labtestsonline.org.tr/understanding/analytes/cbc/tab/test/
http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/aile_hekimligi/dr_ebru_eren_cakir.pdf
http://www.sachastaliklari.com/sac-dokulmesi-nedenleri
http://www.bodytr.com/2015/01/demir-iceren-besinler-ve-demir-eksikligi.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2017