7 Kasım 2018 , Çarşamba
Ana Sayfa / Hangi Bölüme Gidilir / Apse Kaç Günde Geçer?

Apse Kaç Günde Geçer?

Apse

Apse denince insanın aklına ilk olarak diş etlerinde oluşan sancılı şişlikler gelmektedir. Evet, doğru bir yaklaşım olmasına karşın sorunu özetlemek için tek başına yeterli değildir. Çünkü apse sadece diş etleri ile sınırlı kalmadan vücudun birçok yerinde görülebilmektedir. Deri altı ve vücut içi (organda ve organlar arası boşluklarda) olmak üzere birçok türü bulunmaktadır. Önlem alınmaması halinde daha sıkıntılı sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Apse Kaç Günde Geçer?

Apse İçin Hangi Doktora / Bölüme Gidilir?

Pe ki Apse şüphesi ile hasta hangi doktora ya da bölüme gitmesi gerekir. Burası da önemli hususlardan biridir. Öncelikle apselerin vücudun birçok yerinde olduğunu gördük, bu nedenle sorunun nerede olduğuna bakmalıyız. Sorun dişlerimizde ise genel cerrahi uzmanına muayene olmak mantıklı değildir. Diş apseleri için diş hekimlerine müracaat edeceğimizi biliyoruz. Makatta (Anal bölgede) görülenler için genel cerrahi, vajinada olanlar için jinekoloji uzmanı, bademciklerde olanlar için KBB, beyinde olanlar için beyin cerrahi ve ayrıca iç organlar için göğüs cerrahi uzmanlarından yardım almalıyız. Bu nedenle öncelikle yaşadığımız sorunu, olduğu yeri tespit etmeliyiz. Sonrasında gidilmesi gereken uzmanlık alanı ortaya çıkmaktadır. Bu arada apseler geç kalınmadan boşaltılması ya da ilaçla tedavi edilmesi gerektiğini unutmayınız.

NEDEN OLUR?

Yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi apse vücudun birçok yerinde görülmektedir. Her apsenin oluşumu farklılıklar içermektedir. Fakat genel kanıya bakmak gerekirse bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle apseye neden olan bakteriler yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Dilerseniz yazının devamında apseye neden olan bakterileri yakından tanıyalım.

MRSA Enfeksiyonu (Staphylococcus Aureus): Evet, arkadaşlar apselerin en önemli nedeni kısa adı MRSA (Methicillin-Resistant Staphylococcus Aureus) dediğimiz bakteridir. Tabii ki verdiği zarar sadece apse ile sınırlı değildir. MRSA Türkçe karşılığını aktarmak gerekirse metisiline dirençli enfeksiyon anlamına gelmektedir. Bu enfeksiyon için 1959 yılında penisilin ile yakından ilişkili olan metisilin geliştirildi. Fakat aradan geçen 1-2 yıl içerisinde bakteri metisiline karşı direnç kazandığı fark edildi. Sadece metisilin değil, sonradan geliştirilen birçok antibiyotiğe karşı dirençli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle Staphylococcus Aureus için süper bakteri tanımlaması yapılmıştır. Aynı zamanda birçok bilimsel kaynakta et yiyen bakteri türünden olduğu belirtilmektedir.

Eschericha Coli (Eşerihiya Koli): Özellikle anal apselerde Eschericha Coli karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında Pseudomonas bakterisi de çok sık olmasa bile soruna neden olmaktadır.

Klamidia ve Gonore: Cinsel ilişki ile bulaşa bakterilerde bulunmaktadır. Bunlara örnek vermek gerekirse özellikle kadınlarda sıkça görmeye alışkın olduğumuz Bartholin Apsesi başlıkta belirtmiş olduğum bakteriler ile yakından alakalıdır.

Klebsiella ve Enterekoklar: Değerli arkadaşlar biliyorsunuz apseler iç organları da etkilemektedir. Özellikle kadın ve erkeklerin %10 gibi önemli bir bölümünde karaciğer apseleri görülmektedir. Karaciğerde oluşan apselerin en önemli nedeni E.Coli yani sıra Enterekoklar ve Klebsiella bakterileri olmaktadır.

KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Apse tüm insanlarda görülme olasılığı var desem yanlış bir tabir olmaz. Çünkü bebekler, çocuklar ve yetişkinler arasında ayrım olmadan bakteriyel enfeksiyonlara maruz kalabilirsiniz. Tabii ki insanlar arasında daha da riskli grupta olanlar vardır. Riskin artmasında ki en temel etken kişinin bağışıklık sisteminde ki zayıflıktır. Çünkü bağışıklık sistemi vücudunuza temas etmeye çalışan bakterilerle savaşmaktadır. Bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kişiyi apselere karşı riskli hale getiren durumları yazının devamında görelim. İlk sırada kronik steroid tedavisi gören hastalar gelmektedir. Sonrasında kanser hastaları ve kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları önemli rol oynamaktadır. Aynı şekilde Lösemi, Diyabet, AIDS ve hücre hastalıkları ile kalınbağırsağın önemli hastalıklarından olan Crohn ve Ülseratif Kolit öne çıkmaktadır. Bunlara ek olarak cilt hasarları, yanıklar da bakterilerin vücuda kolayca nüfuz edebilmesini sağlamaktadır.

APSE VÜCUDUN NERESİNDE GÖRÜLÜR?

Vücudun her yerinde görülme olasılığı olduğundan bahsettik, fakat vücudumuzun bazı noktaları apseler için daha uygundur. Örnek vermek gerekirse diş etleri, anal bölge, koltukaltı, vajina, karaciğer, beyin ve omurilik sık görülen apse türleri arasında yer almaktadır. Şimdi dilerseniz apse türleri ve özelliklerine dair bilgilere yazının devamında yer verelim.

Anal Bölge İltihaplarıAnorektal Apse: Makat apsesi olarak da tabir edilmektedir. Aslına bakarsanız anal ve rektal bölge olmak üzere 4 farklı çeşidi bulunmaktadır. Anal apseler (Perianal ve İntersphincteric) anüse yakın noktada ortaya çıkmaktadır. Rektal bölge apseleri ise cildin daha derinlerinde olup Supralevator ve İschorectal olarak ikiye ayrılmatadır. Bu ayrımı yapmamızın nedeni teşhis ve tedavinin farklı olması ile alakalıdır. Sitemizde anal apseler ile ilgili geniş çaplı bilgilere yer verilmektedir. Son bir hatırlatma, anal apseler zamanında müdahale edilmemesi halinde Anal Fistül dediğimiz daha sıkıntılı bir sürece neden olmaktadır.

Karın Apsesi: Tıp dilinde abdominal apseler olarak geçmektedir. Genellikle karın boşluğunda görülmektedir. Görüldüğü yer periton (karın zarı) içerisi ya da dışarısı olabilmektedir. Nedenlerine baktığımızda yine bakteriler ön plana çıkmaktadır. Fakat farklı olarak karın içi cerrahi işlemleri de abdominal apselerin oluşmasına neden olmaktadır. Belirtileri arasında karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ateş ve iştah kaybı görülmektedir. Teşhisinde genelde Ultrason, Tomografi ve MR gerekebilir. Tedavisinde genelde antibiyotikler kullanılsa da asıl etkili sonuç drenaj ile mümkün olmaktadır.

Bartholin KistiBartholin Apsesi: İçin daha çok kadınları ilgilendiren bir sorun diyebiliriz. Çünkü vajinal apse ya da kist olarak bilinmektedir. Sorunun kaynağına bakacak olursak kadın cinsel organı girişinde bulunan bartholin bezlerinin tıkanması ile oluşur. Bu bezlerin amacı sıvı salgılayarak vajinayı cinsel ilişki esnasında kaygan hale getirmektedir. Salgı bezleri tıkanması halinde şişlik meydana gelir. Biriken sıvıya bakteriler dâhil olması halinde ise apse meydana gelmektedir. Tabii ki tek neden bu değildir. Aynı zamanda cinsel organda geçirilen cerrahi operasyonlarda sorununa neden olabilmektedir. Kadınların %2 ile %5’ini etkilemektedir. En sık görüldüğü yaş oranı genelde 20 ile 35 arası olmaktadır. Nasıl anlayacağımıza bakacak olursak normal şartlarda bartholin bezlerin elle fark edilmez. Fakat tıkanması halinde şişlik oluşacağı için vajinanın bir ya da her iki tarafından şişlik oluşur. Vajinada ağrı, şişlik, ödem ve kısmen ateşlenmeye neden olabilir. Tedavisi sorunun büyüklüğüne göre antibiyotik, sıcak oturma banyosu ya da boşaltma ile yapılır.

Karaciğer Apsesi: Evet, arkadaşlar yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi apseler cilt yüzeyine yakın noktada olabileceği gibi iç organlarda da olabilmektedir. Örnek vermek gerekirse karaciğer apseleri iç organlarda en sık görülen vakıalardan biridir. Piyojenik ve Amib olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. En sık görülen türü ise Piyojenik olmaktadır. Sorunun kaynağı yine diğerlerinde olduğu gibi bakteri olmasına karşın burada daha çok kalın bağırsakta bulunan parazitler önemli rol oynamaktadır. Tabii ki tek neden bu değildir. Birçok nedenle bakteri ve parazitler karaciğere ulaşabilmektedir. Büyük ölçüde sağ lobda apseye neden olmaktadır. Apselerin büyüklüğü birkaç mm’den birkaç cm’ye kadar olabilmektedir. Hastalığın belirtilerine baktığımızda diğerlerinden farklı olarak halsizlik, titreme ve kilo kaybı görülmektedir. Aynı şekilde ateş, bulantı, karın ağrısı ve sebebi belirlenemeyen kilo kayıpları yaşanmaktadır. Sorunun teşhisinde mutlaka görüntüleme cihazları Bilgisayarlı Tomografi, MRI yanı sıra Sintigrafik yöntemler ve hapetik arteriografi gerekmektedir. Diğer apselere göre daha tehlikeli olan karaciğer apseleri tedavi edilmediğinde ölümcül tehlikeleri bulunmaktadır. Tedavide oluşan apsenin ortadan kaldırılması yanı sıra apseye neden olan sorun tespit edilerek ortadan kaldırılması gerekir. Doktorunuzun seçimine göre drenaj ve antibiyotik tedavisi uygulanır.

Diş Etlerinde ŞişlikDiş Apsesi: Evet, arkadaşlar yazının giriş kısmında da belirttiğimiz gibi en sık görülen apse türlerinden biridir. Öyle ki diş çekimine bile engel olmaktadır. Diş doktorunuz çürük dişin çekilebilmesi için öncelikle 1 haftalık antibiyotik tedavisi ile apsenin yok olmasını beklemektedir. Diş ağrılarının en önemli nedeni apseler olmaktadır. Zonklama şeklinde sancı, ateşlenme, ağızda acı tat gibi belirtileri olmaktadır. Çürük dişler yanı sıra dişlerde oluşan kırıklarda bakterilerin kolayca dişi destekleyen kemiklere ulaşmasını neden olur. Tedavisi hepimizin yakından bildiği gibi antibiyotikler ile yapılmaktadır. Ayrıca tuzlu su ile ağzınızı çalkalamak da ağrının hafiflemesini sağlar. Toplumda sık uygulanan ağrıyan dişe aspirin koymak kesinlikle hatalı bir uygulamadır. Ağız ülseri dediğimiz soruna neden olmaktadır. Yapmanız gereken tek şey diş doktoru başvurmak ya da tecrübeli eczacılardan ilaç temin etmektir.

Beyin Apsesi: Genelde tüm insanların kafa kaşıntısı problemi bulunmaktadır. Bunun nedeni mantar enfeksiyonu ile alakalıdır. Dikkat etmediğimizde sorun sadece kaşıntı ve kepek ile sınırlı kalmadan maalesef beyin apsesine bile neden olabilmektedir. Tabii ki diğerlerinde de olduğu gibi tek neden mantar değildir. Aynı şekilde bakteri, mikrobakteri ve hatta parazitler yine karşımıza çıkmaktadır. Görülme oranı 100 Binde 1 diyebiliriz. Erkeklerde kadınlara göre görülme sıklığı 2-3 kat daha fazladır. Alkol kullananlar, AIDS ve Parkinson ve Alzheimer gibi nörolojik hastalığı bulunan insanlar daha risklidir. Belirtileri arasında en sık baş ağrısı görülmektedir. Buna ek olarak bilinç değişimi ve yürüme bozukluklarına neden olmaktadır. Aynı şekilde ensede sertlik ve kusma beyin apsesi ile ortaya çıkan sonuçlardan biridir. Beyin apsesinin teşhisinde yine görüntüleme cihazları kullanılması gerekir. Bunun için öncelikle Kontrastlı Beyin Tomografisi, Difüzyon Ağırlıklı Emar gerekebilir. Tedavide sadece beyin cerrahisi uzmanı ile sınırlı kalmadan aynı zamanda Nörolog, Radyolog ve Enfeksiyon hastalıkları uzmanlarından yardım ve fikir almak gerekir. Tedavi 3 şekilde yapılmaktadır. Erken dönem hastalarda genelde Nöroşirurji konsültasyonu önerilerken ileri derece vakıalarda daha çok antimikrobiyal tedavi ve drenaj gerekebilir.

Bademciklerin ŞişmesiBademcik Apsesi: Sorunun türlerini ele almaya başladık ama saydıkça bitmediği görülüyor. Şimdi sırada Peritonsiller Apse olarak bilinen daha çok boğazımızı ilgilendiren sorunu ele alacağız. Çocuk ve yetişkin herkeste görülebilmektedir. Bademciğin yanında olması nedeniyle boğaz ya da bademcik apsesi olarak tabir edilmektedir. Sorunun kaynağında yine bakteriler bulunmaktadır. Vücudun bu bölgesinde özellikle streptokok dediğimiz oksijensiz yaşayan bakteriler görülmektedir. Sigara içen insanlar ile kronik tonsilit, lenfosit problemi olan insanlarda sık görülmektedir. Hastalığın en belirgin özelliği boğaz ağrısı ile yutkunma zorluğu, çene ve boyun kaslarında spazm ile apsenin olduğu tarafta yer alan kulakta ağrı görülür. Tedavisi evde, ilaçla pek mümkün değildir. Bu nedenle geç kalmadan doktora müracaat etmelisiniz. Çünkü apsenin büyüklüğüne göre soluk borunuzun tıkanmasına neden olabilir.

Omurilik Apsesi: Evet, arkadaşlar abselerin sadece cilt ile alakalı olmadığını gösteren bir diğer tür ise Spical Cord dediğimiz omurilik apsesi olmaktadır. Sorunun nedenlerine baktığımızda omurga ameliyatları ile belden su alınması en sık sebepler arasında yer almaktadır. Buna ek olarak soruna bakteriyel yönden baktığımızda sırt ve kafa derisinde yer alan enfeksiyonların bulaştığı görülmektedir.  Belirtilere baktığımızda boyun ve sırtta ağrı ön plana çıkmaktadır. Aynı şekilde ateş ve kızarıklık yine tipik bulgulardan biridir. Sırtta uyuşma, şişlik uyuşukluk görülebilir.

APSE NASIL ANLAŞILIR?

Değerli arkadaşlar, yazının geri kalan kısmında insan vücudunda en sık karşılaştığımız apse türlerini sıraladık, birbiri arasında farklılıklar olduğunu gözlemledik, bu nedenle her apsenin belirtilerinde farklılıklar olabilir. Fakat bazı belirtiler genelde tüm apselerde görülebilir.

Şişlik: Apsenin en belirgin hali aniden ortaya çıkan şişliklerdir. Birkaç mm’den Birkaç cm’ye kadar olabilir. Tabii ki bu cilt apselerinde fark edilir. Derin apselerde bu şişliği fark etme imkânınız olmayacaktır. Daha çok görüntüleme cihazları ile fark edilir.

Ateşlenme: Hemen hemen tüm apselerde görülen ortak belirtilerden biride ateşlenmedir. Özellikle apsenin olduğu bölge sıcak ve ilerleyen süreçte ateş görülür.

Halsizlik ve Titreme: Birçok apse türünde hastalar halsiz, yorgun ve çoğunlukla titreme gibi bulgularla karşılaşırlar.

APSE NASIL GEÇER?

Evet, arkadaşlar en önemli hususlardan biri de bu sorundan nasıl kurtulacağımız yönünde olmaktadır. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki sıradan ve basite alınacak bir sorun değildir. Kesinlikle fark ettiğiniz andan itibaren mutlaka doktora müracaat etmelisiniz. İlerledikçe sorun içinden çıkılmaz hal alabilir.

TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Evet, arkadaşlar her apsenin yapısı gibi tedavisi de farklıdır. Anal bölgede görülenler kesi yapılarak boşaltılırken, diş etlerinde oluşanlar genelde 1 haftalık antibiyotik tedavisi ile ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle sorunun görüldüğü yere göre tedavide farklılıklar bulunmaktadır. Sitemizde hangi apsenin nasıl tedavi edileceği kendi konularında tarif edilmiştir. Dilerseniz bir tedavi görüntüsü izleyelim.

Lütfen dikkat: İzleyeceğiniz video sağlıkçı olmayan insanlarda geçici mide bulantısı ve rahatsızlığa sebebiyet verebilir. Bu nedenle herhangi bir şey yerken izlememeniz önerilir.

Videoyu izlemek için tıklayınız. https://www.youtube.com/embed/gJWhGEdNevA

TEDAVİ EDİLMEZSE, BOŞALTILMAZSA NE OLUR?

Yine görüldüğü yere göre ciddi sıkıntılara neden olacağını belirtmek isterim. Öyle ki basit bir sorun iken öldürücü bir hastalık haline gelebilir. Örnek vermek gerekirse anal bölgede görülen apseler boşaltılmaması ya da geç kalınması halinde büyük ölçüde makatta akıntı dediğimiz Fistül problemine neden olacaktır.

Fistül Nedir? Makatta görülen hastalıklardan biri olup genelde boşaltılmayan, kendi kendine patlayan ya da geç boşaltılan apseler ile alakalıdır. Apse içerisinde yer alan mikroplar cildi çürüterek 2 ucu açık tünel haline getirmektedir. Bu tünelin bir ucu cilt dışında diğeri ise kalın bağırsağın son kısmında yer alır. Kalın bağırsaktan bu kanala dışkı aktığı için kişide makatta akıntı ve kötü kokuya neden olur.

Fournier Gangreni Olabilir: Fistüle ek olarak yine boşaltılmaması halinde et yiyen bakteriler (yamyam mikroplar) kısa süre içerisinde cildi çürütme kabiliyeti bulunmaktadır.

YAZAR Dr. Seher

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir